Duvarlarımızdan tavanlarımıza, kartonpiyerlerden dekoratif süslemelere kadar pek çok yüzeyde karşımıza çıkan alçı, aslında doğanın sunduğu en eski yapı malzemelerinden biridir. Peki alçı nasıl elde edilir ve neden bu kadar yaygın kullanılır?
Alçının hammaddesi, doğada kayaç olarak bulunan jips taşıdır. Kimyasal olarak kalsiyum sülfat ve suyun birleşiminden oluşan bu mineral, ocaklardan çıkarılarak işlenmek üzere fabrikalara taşınır. Türkiye, jips rezervleri açısından zengin ülkeler arasında yer alır.
Kırılan jips taşı, kontrollü sıcaklıkta pişirilerek yapısındaki suyun bir kısmı uzaklaştırılır. Ardından ince toz haline getirilir. Pişirme sıcaklığı ve süresi, elde edilecek alçının türünü ve özelliklerini belirler. Sıva alçısı, saten alçı, kartonpiyer alçısı ve döküm alçısı bu şekilde farklı özelliklerle üretilir.
Toz alçı suyla karıştırıldığında, pişirme sırasında kaybettiği suyu geri alarak yeniden kristalleşir ve sertleşir. Bu kimyasal tepkime sayesinde alçı kısa sürede şekil alır ve sağlam bir yüzey oluşturur. Priz süresi denilen bu sertleşme zamanı, alçının türüne ve içindeki katkılara göre değişir.
Alçı bugün iç cephe sıvalarında, alçıpan levhaların çekirdeğinde, kartonpiyer ve tavan göbeklerinde, dekoratif panellerde ve sanatsal döküm işlerinde kullanılır. Aynı hammadde, doğru işçilikle sade bir duvardan saray tavanına kadar çok farklı sonuçlara dönüşebilir.
Dekoras Alçı olarak bu köklü malzemeyi modern tekniklerle birleştirerek yaşam alanlarınıza kalıcı değer katıyoruz.